14/12/2009 · Kategori: siir
adamı denize atmışlar
sakın ha ıslanma demişler
bir kalbi varmış
bir denizkızını sevmiş
sevme demişler
unut demişler, aşk boğar adamı
adam ıslanmış da ıslanmış
boğulmuş da boğulmuş
okyanusun ta derinlerinde
kendine bir dünya kurmuş
bir mercanın içinde incilere sarılmış
insanlarsa onu öldü bilmişler
hani Mecnun aşkın en güzeline
insanlarsa gecenin en karasına Leyla, derlermiş ya
kimine hayat, kimine ölümmüş aşk
kimi deryada, kimi katrede boğulurmuş
ve insan ille de severmiş
kimi gözleri ile
kimi kalbiyle
kimi de ruhuyla severmiş
gözler kapanır, kalp duruverirmiş
ruh ise hiç ölmezmiş
ıslansa da boğulmazmış
aşk böyle bir şeymiş
sadece nedensiz sevmekmiş…
13.12.09
İsa Yılmaz
3/12/2009 · Kategori: siir
rüya'ya...
ateşten yaratılmış gibisin
güneş diye ışığına koştuğum sevgilim
sen aşksın
sen tutkuyla örülmüş ruhun sahibisin
can diye nefesine muhtaç olduğum sevgilim
sen aşksın
sen kış günü yeşeren gülsün
hiç solmayan güzelliğine yandığım sevgilim
sen aşksın
sen kabuslar denizinde bile en güzel Rüya'sın
karanlıklardan kaçıp da sığındığım sevgilim
sen aşksın
sen çöle düşen yağmursun
yanmak ve sönmek için yoluna düştüğüm sevgilim
sen aşksın...
1.12..09
İsa Yılmaz
25/11/2009 · Kategori: siir
mAvi'me~
mutluluktan bir bulut
sevdalı oldu
hüsranları bir kenara koydu
ağlamak nedir unuttu
ama avuçlarından yaşlar dökülüyordu
tutkuyla sardı toprağın kalbini
yer ile gök birleşti
su toprağın göğsünde yaşlandı
onun vazgeçilmezi oldu
bin bir renkli baharlar açtı
bir masum sevgi yüz binlere erişti
uçurumun kenarında bir kadın
tüm bu yaşananları izliyordu
aklında, kalbinde bir adam vardı
gözlerinde ve sözlerinde yalnız o
ruhunun aynalarında bir ışık gibi parlıyordu
oysa gökteki güneş kadar uzaktı
kökleri çok ötelerde olan bir ateş gibi
sadece kıvılcımları ile yakıyordu
mevsim sonbahardı
ama güneş durmaksızın dönüyordu
ve bulutlar ağlıyordu
bir ihtimal her zaman olacaktı
yine de hayata tutunan tırnakları kanıyordu
aşk yer ile gök kadar ıraktı
yine de diyordu kadın seninleyim
toprakta yaşlanan su gibi…
25.11.09
Rüya&İsa
22/11/2009 · Kategori: siir
mavi
rüya…
içimdeki senle yaşıyor, sana aşık ruhum
dokunsam uçacak güvercin gibisin
gözlerimi açsam bozulacak büyüsü rüyamın
karanlık hiç bitmesin sensiz doğacaksa güneşim
razıyım dumanlar arasında kaybolmaya
yeter ki hayalin dönüp dursun etrafımda
gözlerin sonsuz bir uyku masalında
ellerin kalbimin tam da üzerinde
nehirlerin denize döküldüğü yerde
gemiler sonsuza yelken açtığında
tüm rüzgarlar beni sana getirdiğinde
dursun zaman nefes nefese ve tabi senle...
21.11.09
İsa&Rüya
15/11/2009 · Kategori: siir
rüya’…
o da beni düşünür mü ıssız gecelerde
mahkum mudur tutsak duvarlar arasında
seslense yankılanır mı sesi
seslensem anlar mı özlediğimi
bıraksalar gelir mi
bıraksam kalbimi ona gider mi
bu aşk şiir gibidir, ama şiir değil ki
her şiirde bir yalan var
ama bu aşkta yalan yok ki
bin yemin etsem inanır mı
yoksa gülüp geçer mi
bin dert ile kapısını çalsam
bir merhaba ile açar mı
hastasıyım bilmez mi
beni hasta eder, usanmaz mı
beni benden alan
beni bende boğan bir deniz var gözlerinde
su mavisi, ateş kırmızısına dökülürken
derin bir hıçkırık gibi yutkunup
içimden atamadığım
beni sonsuz kılan
ama haykıramadığım bir aşk var dilimin ucunda
gözlerimin içine baksa yetmez mi…
15.11.09
İsa Yılmaz
15/11/2009 · Kategori: siir
düşler sokağında yalnızlık
rüya’…
ağlamaz mı insan
canından bir can bırakmışsa zamana
ağlamaz mı insan
rüyanın en güzel yerinde tükenmişse gece
ağlamaz mı insan
mutluluk rüya’nın gözlerinde kalmışsa
ağlamaz mı insan
düşler sokağında anılara tutsaksa
ağlamaz mı insan
geçmiş uzak, gelecek tuzak ve o yoksa
ağlamaz mı insan
çift yaratılan kalpler tek tek duruyorsa
ağlamaz mı insan
saatler tükendiğinde bir başına gömülüyorsa
ağlamaz mı insan
dönüp baktığında yanında kimse yoksa…
15.11.09
İsa Yılmaz
31/10/2009 ·
Sadece Sen
rüya’…
sen gecenin en güzel rüyası
sen güneş damlası
sen ateş ve su arası geçip giden zaman
sen ömrün en güzel hikayesi
sen bitmeyecek bir aşkın
sen tükenmez kalemlerle yazılmış
şiirlerin ilham perisi
sen sadece sen
bir aşk ölüm uykusundan uyanıyor
gözyaşıyla hayata merhaba diyor
bir adam sevincinden ağlıyor
bir kadın mutluluk sancıları çekiyor
ve diyor ki
sen zamanın akıp gittiği yerde
hiç gitmeyen, hep bende saklı kalan
sen yaşamın en tatlı anı
mutluluğun gözyaşıyla aktığı
sen sadece sen
sen, ağlamaktan utanmadığım
umutsuzluğa kapılmadan beklediğim
korkmadan sevdiğim
vazgeçmeden düşlediğim
sonsuzlukla süslediğim
sen gördüğüm en güzel rüya
hiç bitmemesini dilediğim
sen sadece sen...
30.X.09
İsa Yılmaz & Rüya
28/10/2009 ·
yitik rüyam
rüya’…
ruhlar çift yaratılırken
insanlar ağlamaya başladığında
gözyaşların dökülmüştü avuçlarıma
kana kana içmişti yüreğim acılarını
ah sevdiğim
kaç mevsim geçti o günden sonra
ne kara talih ki kaybettik bir birimizi
bir damla gibi düşerken göklerden
sen yitik rüyam
sen bir başka zaman mahkumu
ben bir başka zaman
böylesine yalnızken devran
ah sevdiğim
değişiverdi aşkın yazgısı
kalbime doğuverdin, sen güneş damlası
yasak elmanın diğer yarısı
af bekleyen ruhumun en güzel günahı
sen sevdiğim
sen alın yazım…
28.X.09
İsa Yılmaz
28/10/2009 ·
kalp yazgısı
rüya’…
aşkın ilk yazgısı derin bir sessizlik
suskun gözler ürkek ve kederli
amansız bir şüphe: ya hayır, derse
aşk her savaşı kazansa bile
çaresiz bakışlar düşmüş yerlere
boyun eğmiş kalbin hükmüne
zaman eriyivermeden suyla ateş arasında
bir güneş kapılıvermiş girdaplara
tüm evrene karanlık çökse bile
hani bir kez seviyorum derse
yeniden doğmak, yeniden nefes almak gibi
ölümden cennete gözleri açmak sanki
ağlarken yağmur gözleri
bir güneş ve yedi renkli gökkuşağı
açıverse ruhun maviliklerinde
hani bir kez seviyorum, derse
değişmez mi aşkın kaderi
yeniden dönmez mi feleğin çarkı
insan et ve kemik değil ki
olmadan ruhun kayıp parçası
hani, yarım bir mutluluğun gerisi acı
böyle bir hayat kan ve gözyaşı
hani bir kez seviyorum, dese ki
değişmez mi aşkın kaderi…
28.X.09
İsa Yılmaz
25/10/2009 · Kategori: siir
sevenler sabreder ya
rüya’…
bu gece hiç bitmese
bin devir sürse
karanlık her yanı sarsa
umurumda mı sanki
gökte hiç yıldız kalmasa
yanımda bir tane var ya
tutunmuşum onun masum kalbine
ölümsüzlük bu olsa keşke
adı rüya, derin mi derin bir hülya
hiç ayılmamacasına aşk ile sarhoş olsa
sabretse gündoğumunu beklese
tutunsa sonsuz sadakatime
hani bizim için dönecek ya dünya
zaman doluverecek aşk denizine
ayrılık buz gibi eriyecek ya
her gecenin sonunda
bir güneş doğar ya
hani aşk her savaşı kazanır ya…
25.X.09
İsa Yılmaz
« Önceki ::